Ariş Medya - Pırlanta ve Mücevher Portalı

BURÇLAR VE TAŞLAR


GELİNLERE ÖZEL


ÜYE GİRİŞ



Şifremi Unuttum Üye Ol

CANIM ANNEME


ELMAS HAKKINDA


HABER ARA


Gelişmiş Arama

DİĞER SİTELERİMİZ

 
E-Ticaret:
  arispirlanta.com
  arisdiamond.com


Kurumsal Sitemiz:
  aris.com.tr

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MELEKLER KAHVESİ


ANKET

En çok kullandığınız takı hangisidir?









Tüm Anketler

VİDEO ARA


BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
Takıda tasarım eğitiminin etkisi

Takıda tasarım eğitiminin etkisi

Tarih 10/Ağustos/2010, 14:35 Editör Cihan

İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bugüne kadar doğal taşları takı olarak kullandı. İlk çağlarda, kemik, boynuz diş ve yumuşakça kabuklarının yanı sıra bazı renkli doğal taşlarda takı yapımında yer aldı.

Yrd.Doc.Dr.Leyla Ulusman
Marmara Üniversitesi Takı Tasarımı ve Teknolojisi Yüksekokulu

İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bugüne kadar doğal taşları takı olarak kullandı. İlk çağlarda, kemik, boynuz diş ve yumuşakça kabuklarının yanı sıra bazı renkli doğal taşlarda takı yapımında yer aldı. Madenlerin bulunması ve şekillendirilmesinin öğrenmesiyle beraber çeşitli madenlerden yapılan takılar, doğal taşlarla süslendi ve güzelleştirilmeye başlandı. Önceleri doğal taşlara tıraşlanarak çeşitli şekiller verildi, daha sonra ise cilalanarak parlak ve gösterişli bir görünüm alması sağlandı, böylece madenin parlaklığının yanında doğal taşlar da renk ve parlaklıkları ile yer aldı, takıların gösterişini ve albenilerini arttırdılar.

tarihi takılar Çeşitli doğal olayların yanı sıra depremler, yanardağ patlamaları sonrası akan lavlar ve depremler doğal taşları yataklarından kopararak deniz kenarı, dere yatağı ya da civarındaki düz arazileri taşıyarak ortaya çıkmasını sağlar. İnsanlar, ilk kez buralarda gördükleri bu renkli ve güzel taşları içgüdüsel olarak toplamak ve çeşitli amaçlarla kullanmak, çevrelerindeki diğer insanlara göstermek ihtiyacı hissetiler. Bugün bile deniz kenarında gördüğümüz bazı renkli taşları toplamak istemez miyiz? Doğal taşlara biraz ilgi duyan bir parça araştıran, onlara dokunan ve hisseden insanlar bir daha onlardan kendilerini alamazlar. Hep yanlarında taşımak, görmek ve göstermek isterler. İşte doğal taşların takıya geçişi bu sebepten ötürü tamamen içgüdüsel olarak, büyük bir istek ve tutkunun tezahürü olarak kendiliğinden gerçekleşti. Doğayı seven, doğa ile iç içe yaşayan insanlar için taş, toprak ve ahşap vazgeçilmez birer malzemedir. Bu malzemeler ile uğraşmak, onlara çeşitli şekiller vererek kullanmak ve çekicilik kazandırmak, hele ki doğal taşların parlaklığını, ışığın üstlerinde yansımasını çeşitli kesim yöntemleri ile kontrol ederek biçimlendirmek bu taşların takılarda kullanılmasını, beğeni kazanmasını ve yayılmasını sağlayan en önemli etkenlerdir. Paleolitik Çağ’daki ilk takılar, Anadolu’da Antalya’nın Karin Mağarası ve Beldibi Kayasığınağı gibi yerleşim alanlarında yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkarıldı. İlk çıkan takılar, taştan yapılmış kolye taneleriydi.

tarihi takılar_2 Kuyumculuk sektörümüz, bugün için doğal taş kullanımında çeşit ve miktar açısından yeterli kapasiteye ulaşamadı. Her ne kadar Osmanlı döneminde doğal taşlar bol miktarda kullanılıyor ise de, daha sonraları ekonomik nedenlerin ön plana çıkması ile altın, gümüş gibi değerli madenlerin bir yatırım ve tasarruf aracı olarak görülmesi, üzerinde bir taş ya da başka bir malzeme bulunmayan, işçiliği az, madenlerin değeri yüksek takıların tercih edilmesi ve hatta bu tür takıların gelenek ve kültürümüzün bir parçası haline gelmesi sonucu estetik değerler yitirildi, motif uygulamaları ve taş kullanım yok denecek kadar azaldı.

Son yıllarda ise yatırım ve tasarruf araçlarının çoğalması sonucu altın, tasarruf aracı olma değerini kaybetti. Moda olgusunun ön plana çıkması ve çeşitli iletişim araçlarının katkısı sonucu takılardaki tasarım özellikleri, estetik ve güzellik görüldü ve yayıldı. Bu sebepten ötürü insanlar altın değeri yüksek, estetik yönü zayıf ve pahalı takılar yerine altın değeri düşük, günün her saatinde kullanabileceği, rahat, şık, estetik yönü güçlü olan özgün tasarımlı ve taşlı takılara yöneldiler. Türk kuyumcuları kendilerine İtalya’yı örnek aldılar. Onların tasarlayıp, uyguladıkları ve tüm dünyaya pazarladıkları modelleri kopyalayıp satmaya çalıştılar. Kendimize özgü çalışmalar yapmadığımız gibi, yapılan çalışmaları kopya etmek, bizleri belirli bir yere kadar götürdüğünü, daha fazla ilerletmediğini anladığımızda, okullarımıza daha fazla değer vermemiz gerektiğini, okullarla iç içe olmanın daha farklı kılacağını anladık.

Eğitime verilen önem daha ön plana çıktığında insanlar farklı olmaya başladılar. Daha önceleri birkaç firma bizlerle işbirliği içindeydi; tasarım üniteleri vardı. Ama bugün tüm firmalar kendi tasarım ünitelerini kurmaya, kendi tasarımlarını yapmaya, markalaşmaya başladılar.1992 yılında ilk defa Marmara Üniversitesi’nde uygulamalı olarak takı tasarımı bölümünü kurduk. Yetiştirdiğimiz elemanlarımızın başarılı çalışmalarını görmek ve şu anda öğrencilerimizi almak için sırada bekleyen firmaların olduğunu bilmek bizleri mutlu kılmakta. Vermiş olduğumuz eğitimde sanat ve teknolojinin iç içe olması, uygulamanın bilinmesi, malzemenin tanınması sanat dersleriyle hem teorik hem uygulamalı eğitim almaları, yapmış oldukları tasarımlarda da onları ön plana çıkarıyor.

Türk kuyumculuğu hak etiği yere gelmektedir. Tasarım konusunda Türkiye’de büyük bir patlama yaşanıyor. Dünyada tanınan ve yaptıkları işlerin müzelerde bile sergilendiği, özellikle Türkiye’ye gelindiğinde firma adı verilerek aranan kuruluşların olması, kendi kültürünü unutmayan ve onu ön plana çıkararak özgün tasarımlar yapan anlayış ile mümkündür ve vardır. İnanıyorum ki Türk kuyumculuğu eğitimine önem verdiği sürece yükselmeye devam edecek ve dünya liderliğine aday olacaktır. Kuyumculukla ilgili uluslar arası fuarlarda son yıllarda görülmeye başlanan yabancı müşteriler, özellikle de sektörün dünya lideri olan İtalyan müşteriler bu yönelmenin ne kadar doğru olduğunu ortaya koymaktadır. tarihi takılar_2 Daha önceleri sarı rengin ağırlığını taşıyan ve hep birbirine benzeyen kuyumcu vitrinleri, artık farklılaşmaya başladı; her vitrinde farklı tasarımlar ve taşlı takılar boy gösterdi. Müşteriler de iletişim araçları sayesinde gördüğü, tanıdığı, hatta ilgi ile incelediği taşlar ile ilgili bilinçlendi, çoğu zaman bir mağazaya girdiğinde taşı adıyla söyleyerek(Turmalin, Ametist, Akuamarin, Opal)o taştan yapılmış yüzük, kolye, küpe ya da bilezik istemeye başladı. Sonuç olarak bu eğilim insanların doğayla birleştikçe doğal olana karşı duyduğu hayranlığın artması ve bu taşların temas yolu ile insanları psikolojik olarak rahatlatması biçiminde de yorumlanabilir.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Okullardan

Kuyumculuk Lisesi yeni dönemde açılacak

Kuyumculuk Lisesi yeni dönemde açılacak Türkiye ' de ilk kez, sadece kuyumculuk eğitimi verecek olan TOKİ Kuyumculuk Meslek Lisesi , 2011- 2012 eğitim ...

Ariş üniversitelilerle buluşmaya devam ediyor

Ariş üniversitelilerle buluşmaya devam ediyor Mücevher sektörünün 100 yıllık markası Ariş, sektör ve eğitim kurumları işbirliğini sürdürüyor. Yaklaşık iki yıldı...

KATALOGLARIMIZ

PRATİK BİLGİLER


BEN BİR GÖKKUŞAĞI ÇOCUĞUYUM10/Kasım/2016

GÜZEL SÖZLER

Bana yalan söylemiş olman değil,sana artık inanamayacak olmam üzüyor beni...
F. Nietzsche

İSTEKKART

SİYAH ELMAS


DEĞERLİ TAŞLAR

PARİ YAZARLAR

TIKLA OYNA


GALERİ

GOOGLE ÇEVİRİ

Çeviri

ZÜMRÜT


Arismedya.com © 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu
www.arispirlanta.com - www.arisdiamond.com - www.arisevlilik.com - www.aris.com.tr